Oca 13

145 milyon dolarlık bütçe ile çekilen ve geçtiğimiz haftasonu vizyona giren Görevimiz: Tehlike Hayalet Protokol’de aktör Tom Cruise’dan çok iPhone, iPad ve MacBook’u konuşuluyor. Film Şubat 2012’de tanıtılacak iPad 3’ün ipuçlarını da veriyor.

Sinemalarda hafta sonu vizyona giren Görevimiz Tehlike serisinin dördüncü filmi “Görevimiz: Tehlike Hayalet Protokol”, Apple’ın teknoloji şovuyla izleyicilerin karşısına çıktı.

Geçtiğimiz ekim ayı başında hayata veda eden Apple’ın kurucusu Steve Jobs’un imzasını attığı teknolojilerin kullanıldığı ve Tom Cruise’un başrolde yeraldığı film, aksiyona iPhone 4, iPad ve MacBook Air gibi Apple teknolojilerini kattı.

Filmin yönetmeninin de yine Jobs’un kurduğu animasyon stüdyosu Pixar’da Ratatouille, İnanılmaz Aile ve Oyuncak Hikâyesi 3 gibi animasyon filmlerine imzasını atan Brad Bird’ün olması dikkat çekti. Jobs’un, 1990’lı yılların sonunda “Bize meydan oku ve düşüncelerimizi altüst et” diyerek Pixar’da işe aldığı Bird’ün yönettiği film, izleyenlere “Bu filmde Cruise’dan çok Apple oynuyor” dedirtti.

Filmde ajanlar, güvenlik görevlisini aldatmak için, projektöre bağlı bir iPad kullanırken, göz hareketlerini algılayan kameranın elde ettiği görüntüler iPad’e işlenip, projektörle yansıtılabiliyor.

KİLİTLİ KAPILAR CEPTEN AÇILIYOR

iPhone 4’e özel bir kart okuyucu yuvası ekleniyor. Bu okuyucu eklentisi sayesinde telefon, otel odalarından, devlete ait gizli odalara ve hatta nükleer saldırı merkezlerindeki gizli kodlara kadar cepten erişip, şifrelerini çözebiliyor.

SİSTEM VE ŞİFRELERİ ÇÖKERTİYOR

Apple’ın geçen yıl piyasaya çıkardığı ve en ince yeri 0.3 cm olan dizüstü modeli MacBook Air da filmde kendine yer buldu. Görevimiz Tehlike Gücü takımının tüm bilişim casusluğu faaliyetlerini yürüttüğü cihaz, filmde sistem çökertme (hacking) aracına dönüşüyor.

YÜZ TARAYICILARINI ÇALIŞTIRIYOR

Ajanların gözlerine yerleştirilen mikroçipli kontak lensler iPhone ile entegre olarak çalışıyor. Lensle iletişim kurabilen telefon, kalabalık topluluklarını içinde bile yüz tanıma taraması yapılabiliyor. Suikastçı tespit edilirse, iPhone’a anlık bildirim yapılıyor.

Oca 13

Türkiye’deki birçok kurum ve şirketin bilişim sistemlerine siber saldırı düzenleyen hackerler, bir çok bilgi ve yazışmayı ele geçirdi.

Sunucularda depolanan çok sayıda gizli bilgi ve yazışmayı ele geçirdiği ortaya çıkan hackerler, elektronik posta göndererek ele geçirilen belgeler karşılığında yüksek miktarda para talep ediyor. Hackerler, anlaşmaya yanaşmayan kurum ve şirketleri de söz konusu verileri internetten yayınlamakla tehdit etti.

Hackerların şantajına boyun eğmeyen şirketlerin verileri internet üzerinden yayınlanırken, aralarında büyük bir bankanın da bulunduğu çok sayıda kurum siber tehditler karşısında savcılığa başvurdu.

AA’nın duyurduğu haberde kurumların isimleri belirtilmezken, bahse konu büyük şirketlerin sistemlerinin güvenliği eleştiri konusu oldu. Aralarında bir bankanın da bulunduğu kritik bilgileri muhafaza eden şirketlerin nasıl olup da potansiyel bir saldırı ihtimaline karşı yeterli güvenlik önlemi almadığı merak ediliyor.

Oca 13

Türkiye’de 2002 yılında geniş bant internet abonesi 3 bin iken, rakamın bugün 13 milyona yükseldiği, bunun da 48-50 milyon nüfusa ve yüzde 65 penetrasyona tekabül ettiği bildirildi. Bu oranın AB ortalamasıyla aynı olduğu, 2012 yılında Türkiye’nin AB ortalamalarının da üzerine çıkacağı belirtildi. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer, Türkiye’deki bilişim sektörünün durumuna ilişkin AA muhabirine bilgi verdi.

Acarer, bir araştırma yapılsa ve ”Bugün en önemli sektör sizce nedir?” diye sorulsa toplumun büyük bir çoğunluğunun ”bilgi teknolojileri ve iletişim” cevabını vereceğini, çünkü sektörün hayatı büyük bir değişime uğratmasının yanında aynı zamanda ciddi bir istihdam yarattığını söyledi.

Son yıllarda bilişim sektöründeki büyümenin, rekoru kıran ülke büyümesinin bile üzerine çıktığını vurgulayan Acarer, ”Bilişim sektörü büyüyor, onun bazı alt etmenleri daha da hızlı büyüyor. Mesela çağrı merkezleri 2010′da yüzde 19 büyüdü. 2011′de de yüzde 22-25 büyüdüğünü tahmin ediyoruz” dedi.

Acarer, Türkiye’de 65 milyon mobil abonenin bulunduğunu, üstelik bunların ”köpük” değil, gerçek aboneler olduğunu, çünkü numara taşınmasıyla ikinci, üçüncü hatların büyük oranda tek bir hatta indirildiğini dile getirerek, ”Aslında Türkiye’deki numara taşıma, dünyada da bir ‘case’dir (vaka). 38 milyona yakın abone numarasını taşıdı. Bu, çok büyük bir rakamdır” diye konuştu.

2010′da mobil geniş bant abonesinin eylül ayında 1,2 milyon iken, 2011′de bu rakamın 5,5 milyona yükseldiğini anlatan Acarer, toplam geniş bant sayısının ise 13 milyondan fazla olduğunu, bunun da 48-50 milyonluk bir nüfusun internet erişimine sahip bulunduğunu gösterdiğini bildirdi.

Acarer, Türkiye’nin internet penetrasyonunun yüzde 65 seviyesine ulaştığını belirterek, ”Bu, AB ortalaması demek. Türkiye, 2012′de AB ortalamasının da üzerine çıkacak. Yani, Türkiye olarak hiç de mütevazı olamayacağımız bir noktaya eriştik” dedi.

Internet kullanımının ayda ortalama 31,7 saat olduğunu kaydeden Acarer, ”Hollanda’dan sonra ikinciyiz. 2011 itibariyle belki birinci sıraya yükselmiş olabiliriz” şeklinde konuştu.

Acarer, Türkiye’nin ”facebook”u dünyada 4 ya da 5. yoğunlukta kullanan ülkesi konumunda bulunduğunu söyledi.

Bunların aslında hem ”güzel” hem de ”normal” veriler olduğunu vurgulayan Acarer, ”Çünkü 74 milyon nüfusumuz var, üstelik bunun yarısı 25 yaşın altında” dedi.

Acarer, ”bilişim sektörü nereye gidiyor?” diye sorulduğunda, ”Mesela kırsal kesimin istekleri değişiyor. Eskiden yol, su, elektrik istenirdi. Şimdi bunlar hepsinde var. Artık geniş bant bekliyorlar. Köylere geniş bant götürmek için ciddi yatırımlar yapılıyor” karşılığını verdiğini söyledi.

Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım’ın ”Önceden okuma yazma öğretirdi, şimdi çocuklar ailelere bilgisayar ve internet öğretiyor” sözlerini hatırlatan Acarer, şöyle devam etti:

”Bu bir süreç hakikaten. Türkiye zamanında çok vakit kaybetti. 8-10 yıllık bir süreç yaşandı. Şimdi 13 milyon aboneden bahsediyoruz. Avrupa’nın geniş bant interneti en hızlı artan ülkesiyiz. Türkiye’de bu çok hızlı büyümeyi şu rakam daha da iyi açıklayacak. 2002′de geniş bant bırakın 3 milyonu, 3 bindi, yani yok gibi bir şeydi. Mobil zaten yoktu, 2008′de geldi. Türkiye’de internet kullanımı 1990′lı yılların ikinci yarısı deniyor, ama gerçek anlamda internet kullanımı geniş bant ile dolayısıyla 2005-2006 yılıyla yaygınlaştı diyebiliriz. Dolayısıyla bu kadar sürede geldiğimiz noktaya bakın. dediğim gibi hiç de mütevazı olamayacağımız bir noktaya.”

-”Avrupa’nın en çok SMS atan ülkesiyiz”-

Tayfun Acarer, Türkiye’nin aylık ortalama 261 dakika konuşma süresiyle Avrupa’da en çok ”konuşan” ülkeler sıralamasında da ilk sıralarda yer aldığını belirterek, ”Aylık 201 adet SMS ile Avrupa’da birinciyiz. Data trafiğine baktığımızda ise inanılmaz artış görüyoruz. 2010 ile 2011 arasında yüzde bin 495 artış yaşandı. Bu, 15 kat artış demek” şeklinde konuştu.

Dünyada data trafiğinde önümüzdeki 5 yıl içinde 65 kat artış yaşanmasının beklendiğini dile getiren Acarer, ”Bu konuda da Avrupa’nın en iyilerindeniz. Ama yine de Türkiye olarak bu trafiği karşılamak için şimdiden yeni yatırımlar yapmamız gerekiyor. Yani, sabit operatörlerin fiber döşemesi, mobil operatörlerin baz istasyonu kurması lazım” dedi.

Acarer, bilgi teknolojileri ve iletişim sektörünün, Türkiye’nin 2023 hedeflerinde önemli bir araç olduğunu sözlerine ekledi.
 

Oca 13

2012′de fotoğraflarınız internete sızmasın istiyorsanız, bu Facebook nasihatlerini mutlaka dinleyin!

Facebook CEO’su Mark Zuckerberg’in fotoğrafları, sosyal ağdaki bir açık nedeniyle geçtiğimiz ay internete sızdırılmıştı. Facebook, başka bir güvenlik sorunu nedeniyle ise Federal Ticaret Komisyonu’na ceza ödemek durumunda kalmıştı. Facebook, güvenlik işlevlerini her geçen gün geliştirse de güvenlik araştırmacılarına göre hala geliştirilmesi gereken alanlar mevcut. Bunun yanı sıra hacker’lar da tabi ki boş durmuyorlar.

Peki Facebook’da güvenli kalmak için siz ne yapmalısınız? İşte önerilerimiz:

1. HTTPS şifrelemesini etkin hale getirin

Facebook artık tüm site üzerinde şifreli HTTPS bağlantısı kurmanıza izin veriyor. Bankaların kullandığı bu güvenlik sistemi, devreye girdiğinde adres çubuğunuzda bir kilit işareti veya yeşil renkle vurgulanıyor.

Facebook için HTTPS’i etkinleştirmek için, sağ üst köşedeki oka tıklayarak Hesap ayarlarınızı açın. Sol sütundan Güvenlik bağlantısına tıklayın. Şimdi sağ taraftan Güvenli Gezinti’yi etkinleştirin.

Şifreli sayfaların yüklenmesi biraz daha uzun sürebilir. Ancak özellikle herkese açık yerlerde bu işlevi kullanmalısınız.

2. Paylaştığınız bilgilere dikkat edin

Paylaştığınız bilgiler size zararsız gibi görünebilir, ancak hacker’lar bunları değerlendirebilir. Örneğin doğum gününüzü yazmak, bazı sitelerdeki güvenlik sorusunu delmekte kullanılabilir. Diğer bir sitedeki güvenlik sorusunun cevabı, profiliniz içerisinde herkese açık bir şekilde bekliyor olabilir.

3. Uygulamaları ve oyunları temkinli kullanın

Geçmişte ortaya çıkan sahte Facebook uygulamalarının kullanıcılara istenmeyen mesajlar gönderdiği ve hesapları ele geçirdiği biliniyor.

Facebook’un bu konuya yönelik geliştirdiği sistemlerden bir tanesi de Uygulama Şifreleri adı verilen özellik. Bu sayede uygulamanıza oturum açmak için tek kullanımlık şifreler oluşturabilirsiniz. Bu durumda Facebook şifrenizi girmenize gerek kalmaz. Bir uygulama şifresi oluşturmak için Hesap ayarlarınıza, oradan Güvenlik sayfasına gidin. Uygulama Şifreleri’nin yanındaki Düzenle düğmesine basın ve ekrandaki talimatları izleyin.

Uygulamaları yüklerken, sizden hangi izinleri istediklerini de gözden geçirmeyi ihmal etmeyin.

4. İşiniz bittiğinde Facebook’tan çıkın

Facebook’taki işiniz bittiğinde çıkış yapmanız, “beğen” saldırıları gibi saldırılardan sizi korur. Bu tür saldırılar, siz internette gezinirken farkında olmadan bazı içerikleri beğenmenize ve gezdiğiniz siteye dair durum güncellemeleri göndermenize neden olabilir.
 

Oca 13

Dünya çapında hizmet veren dev restoran zincirinden gelmiş gibi gösterilen mesaj Twitter kullanıcılarını dolandırıyor.

Son dönemde internet üzerinden kullanıcıların birbirlerine hediyeler vermek için kullandıkları elektronik kartlar, siber dolandırıcılar için önemli bir gelir kapısı haline geldi. Yılın son günlerinde Twitter üzerinde yaygın olarak paylaşılan McDonald’s hediye kartı da bunun son örneği oldu.

Kısaltılmış bağlantı ile Twitter’da “#mcdonalds gift card” (#mcdonalds hediye kartı) olarak dolaşmaya başlayan mesaj kullanıcıları zor durumda bırakıyor. Dünyanın hemen her yerinde bulunan McDonald’s restoranlarının popülerliğinden yararlanan siber dolandırıcılar, kısa sürede birçok kullanıcıya ulaştı.

McDonald’s hesabından geldiği düşünülen hediye kartının bağlantısı incelendiğinde gerçekte McDonald’s yönlendirmesi bulunmadığı fark edilebiliyor. Kısaltılan bağlantı kullanıcıları, yetişkinler için çöpçatan sitesine yönlendiriyor. Açılan sayfada “Join Now” (Şimdi Katıl) butonunun tıklanması isteniyor. Tıklanıldığında da ücretli bir servis, kullanıcılardan para sızdırmaya çalışıyor.

Uzmanlar bağlantıdan hemen şüphelendi

Trend Micro araştırmacılarından Cris Lumague, “Kısaltılmış bağlantıyı gördüğümüzde bunun bir zararlı siteye yönlendirilebileceğini düşündük. Çünkü bu tarz popüler markalar üzerinden indirim vaadiyle birçok kullanıcı tuzaklara çekilebiliyor” dedi.

McDonald’s restoranlarının sosyal mühendislik oyunlarıyla saldırganların aracı olması ilk kez karşımıza çıkmıyor. Büyük ihtimalle bu girişim de son olmayacaktır. Trend Micro Smart Protection Network, Twitter’da gezinen istenmeyen mesajlardan kullanıcıları koruyor. Tüm kullanıcıların bu tür indirim sunan bağlantılara dikkat etmesi gerekiyor.

Adana Forum Film indir Download Forum Forum Siteleri Mynet Sohbet Sohbet Torrent Oyunlar Site Haritası