Oca 13

Erdem Başçı, “Biz 2012 yılında ABD dolarını yeneriz. Bu çok iddialı bir laf. Bunu bir kenara yazın” dedi.

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, “Biz 2012 yılında ABD dolarını yeneriz. Bu çok iddialı bir laf. Bunu bir kenara yazın” dedi. Bu yılki önceliklerinin, yüzde 5 olan enflasyon hedefine ulaşmak olacağını belirten Başçı, “Mayıs ayında enflasyon tek haneye düşecektir” diye konuştu.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nda (BTSO) düzenlenen ‘Para Politikaları’ konulu konferansa katılan Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, geçen yıl “Aşırı iyimserliğe kapılmayalım, biraz kredilerde yavaş gidelim” dediklerini hatırlatarak, Çin’den daha hızlı büyümemek gerektiğini kaydetti. Başcı, “Bir dolar bir TL olur mu?” denildiği dönemde cari açığın büyümesinden dolayı Merkez Bankası olarak bunun olmayacağını ifade ettiklerini söyledi. Geçen yıl Ağustos ayında Avrupa’da çıkan sorunlardan dolayı gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinin zayıflama eğilimi içinde olduğunu açıklayan Merkez Bankası Başkanı Başçı, şöyle konuştu:

“Biz ilk başta, ‘Düzenli döviz satalım ve başka araçlar da kullanarak Türk lirasının diğer ülkelere göre daha az zayıflamasına dönük politikalar izleyelim’ stratejisini uygulayalım dedik. Bunları uyguladık ve gerçekten de Türk lirası diğer ülkelere göre ABD dolarına karşı daha az değer kaybetti. Euro’dan daha fazla değer kazandı. Doğru düzgün bir Merkez Bankası iseniz, fazla para basmıyorsanız, siz Euro’ya karşı daha fazla değerli olursunuz. Aralık ayına kadar Türk lirası en sağlam paralardan biri oldu.”

“CARİ AÇIĞA İLİŞKİN TEDBİRLERMİZ BAŞARIYA ULAŞTI”

“Şu an cari açığa ilişkin aldığımız tedbirlerin hepsi başarıya ulaştı” diyen Başçı şyöle devam etti:

“Şu anda dünyada bol miktarda kısa vadeli finansman imkanı var. Bunun Avrupa, ABD, Japon Merkez Bankası sağlıyor, tasarrufu yüksek Asya sağlıyor. Şu anda dünyadaki para, gidecek güvenli yer arıyor. Teker teker güvenli yerlerin sayısı azalıyor. Böyle bir dünya yaşıyoruz. Türkiye bu ortamda çok rahat dış finansman bulur. Kimse endişe etmesin.”

“ÜMİT EDİYORUZ Kİ ENFLASYON YÜZDE 5′E DÜŞSÜN

Başçı, enflasyon konusunda ise şu değerlendirmeyi yaptı:

“Ne zaman dolar 1.90′ı geçse, ‘Olmadı bu iş gidecek, dolar 2.5 mu olur 3 mü olur?’ Vatandaşta da soru işaretleri oluşuyor. Vatandaş da ‘Döviz alayım’ diyor. Yurt dışından da TL’nin zayıflamasını isteyen pek çok kuruluş vardır. Ama biz kendi halkımızı ikna etmemiz lazım. Cari açık kredi büyümesinden kaynaklanıyor. Bizim bunu yanlışı düzeltmemiz lazım. O zaman çok kaynak gelecek ülkemize. Türkiye’ye finansman gelmeye devam edecektir. Türk lirası değer kazanmaya devam edecek. Çünkü merkez bankası bu yıl 2012 yılında Türk lirasının değer kazanmasına izin verecek. Çünkü enflasyon daha öncelikli bir konu oldu. Herkes gördü, enflasyon çift haneye çıktı. Arzu ediyoruz ki en kısa zamanda tekrar tek haneye insin ve yıl sonuna doğru da yüzde 5′e düşsün.”

“2012 YILINDA İŞADAMLARI DÖVİZ KURLARIYLA DESTEKLENMEYECEK”

2012 yılı Merkez Bankası olarak işadamlarını uzun vadeli kredilerle destekleyeceklerinin altını çizen Başçı, “Döviz kurlarıyla destekleyeceği bir yıl olmayacaktır. Türk lirası değer kazanacaktır. Bu kendiliğinden olacaktır. Olmazsa Merkez Bankası bunu kademeli olarak yapar. Elimizde yeterli araç var. Dünyada araç zenginliği açısından bir numaralı banka Türkiye Merkez Bankası olabilir. Üstelik inanılmaz tecrübesi. Bunların hepsini biz defalarca yaşadık. Bunları daha az maliyetle yapabilecek durumdayız” diye konuştu.

“2012 YILINDA ABD DOLARINI YENERİZ”

Merkez Bankası’nın birinci önceliğinin enflasyonu oldukça düşük seviyede ve istikrarlı tutmak olduğunu söyleyen Başçı, enflasyonu Mayıs ayından önce tek haneye düşürebilecek pek çok araca sahip olduklarını dile getirdi. Başçı, konuşmasına şöyle devam etti:

“Mayıs ayında enflasyon tek haneye düşecektir. Sepet kuru ne kadar aşağı olursa o kadar erken enflasyon tek haneye düşer. Sepet kuru 2.18 değil de 2.30′a çıkarsa o zaman enflasyon düşmez. Türk lirası ABD dolarını yenebilir mi? Panik halinde bütün paralar değer kazanıyor. Biz diyoruz ki bunun tersi Türkiye’de var. Çünkü bizim araçlarımız dünyada hiç olmayan araçlar bizde var. Biz 2012 yılında ABD dolarını yeneriz. Bu çok iddialı bir laf. Bunu bir kenara yazın. Şöyle bir ihtimal var. Gelecek sene şunu konuşabiliriz; ‘Türk lirası çok değerleniyor, bir şeyler yapın.’ ABD üçüncü parasal kriz yaşarsa bir takım tedbirler alır. Dolar hızla düşer. Bizim elimiz de armut toplamıyor.”

“TÜRKİYE’NİN POTANSİYEL ÜRETİM GÜCÜ ARTIYOR”

Türkiye’de reel sektörün ‘mükemmel’ gittiğine işaret eden Başçı, şunları söyledi:

“İstihdam artışı dünyada en fazla olan ülke Türkiye. Sermaye stoğu gayet güzel, artıyor, önemli bir üretim faktörüdür. İş gücüne katılım oranı yüzde 46′dan 50′ye çıktı. Türkiye’nin potansiyel üretim gücü artıyor. Bu durumda arz fazladır ve reel talepte aynı miktarda artabilir. Bu enflasyon olmaz. Yabancı basında Türkiye çok aşırı büyüyor, dolayısıyla ısınma var. Bak işte enflasyon arttı. Oysa enflasyon döviz kurlarından kaynaklandı. Ağustosa kadar bunu biz istedik. Ağustostan sonra bunun istemedik ama Avrupa borç krizinden dolayı gerçekleşti. Türkiye’nin ortalama enflasyon gelişmekte olan ülkelerin ortalamasına yaklaştı. Geçen sene kur etkisinden dolayı ir sapma oldu. Daha öncede böyle yükselmeler düşüşler olmuştu. Beklentilerde bozulma var. Hedeflenen 5′e ulaşmak zorundayız. Bir miktar kur etkisi bir miktar gıda ile ilgili.”

 

Oca 13

Sözde Ermeni soykırımına itiraza ceza getiren yasanın Fransa Meclisi’nden geçmesiyle tepkileri üzerine çeken Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin soyadı Türkiye’de tuvalet kâğıdı markası oluyor.

Habertürk’ün haberine göre Nurpa Isı Gereçleri, Sarkozy markasının kullanım hakkı için Türk Patent Enstitüsü’ne başvurdu. Firmanın sahibi Erol Akdeniz, “Sarkozy.com.tr sitesinde de bu markayla satış yapacağız. Kayserili olduğum için ambalajın üzerine ‘Made in Kayseri’ yazdırdım. Ürün tuvalet kâğıdıyla sınırlı kalmayacak. Tuvalet kâğıdından sonra aynı marka altında bebek bezi ve çöp kovası da çıkaracağız” dedi.

ANKETTE BİRİNCİ GELDİ

Akdeniz, ürün seçimini nasıl yaptıklarını ise şöyle anlatıyor: “Biz kendi aramızda küçük bir anket yaptık. 100 kişiye danıştık ve ‘Sarkozy markası altında hangi ürünün satılmasını isterdiniz?’ diye sorduk. Sorduklarımız arasında dostumuz olan iki milletvekili de var.

Tuvalet kâğıdı açık ara birinci geldi. Biz de bu üründe karar kıldık. Hukuki sorun çıkmaması için sadece Sarkozy’nin adını koyacağım. Ambalajın üstünde resmini kullanmayacağım.”

10 GÜN SONRA RAFLARDA

200 bin TL yatırımla ortaya çıkaracakları ürün için Türkiye’deki kâğıt üreticileriyle görüştüklerinin altını çizen Akdeniz şöyle devam etti:

“Üreticiyi de bulduk. Ürün 10 gün içinde piyasada olur. Ürün tamamen hazır olunca 3-4 bin paketi tanıtım için bedava dağıtacağım. Zincir marketlere numune göndereceğiz. Ayrıca İstanbul Taksim Meydanı’nda bedava dağıtmak gibi bir planımız da var. Fransız zincirler hariç tüm zincir marketlere girmeyi planlıyoruz.”

Oca 13

2011 yılındaki yükselişe rağmen hız kesmeyen altın talebi, takı yerine yatırım amaçlı Cumhuriyet altınına döndü. Ata Lira olarak bilinen Cumhuriyet meskük altın üretimi 2010’a göre yüzde 285’lik artışla geçen yıl 32.1 tona ulaşarak rekor kırdı.

88 yıllık geçmişe sahip Cumhuriyet altını, 2011’de altın fiyatlarındaki rekor yükselişlere rağmen yatırımda, takıyı solladı. Yatırım amaçlı alınan Cumhuriyet meskük altını 2010’a göre yüzde 285’lik artışla geçen yıl 32.1 tona ulaşarak üretim rekoru kırdı.

Cumhuriyet altınları halen ziynet ve meskük olmak üzere 2 türde, 10 ayrı çeşit olarak üretiliyor. Halk arasında ‘Ata Lira’ olarak bilinen Cumhuriyet meskük altını daha çok yatırım amaçlı alınırken, Cumhuriyet ziynet altınları ise takı amaçlı tercih ediliyor. Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürü Sadettin Parmaksız, basımını gerçekleştirdikleri Cumhuriyet meskük ve ziynet altın miktarının 2005’te 61.3 ton, 2006’da 66 ton, 2007’de 62.1 ton, 2008’de 57.4 ton, 2009’da 33.78 ton ve 2010’da 36.73 ton olduğunu hatırlatırken, geçen yılın sonu itibarıyla bu miktarın 64.2 ton olduğunu söyledi.

Parmaksız, Darphane’nin toplamda rekor üretiminin 2006’da olduğuna işaret ederek, “2011 yılında ise meskük üretiminde rekor kırıldı. 2006 ve 2011 yılları arasında bir farklılık var; 2006 yılındaki 66 ton üretimin yaklaşık 43 tonu ziynet, 23 tonu meskük iken, geçen yıl 64.2 tonluk üretimin yarısı ziynet, yarısı meskükten oluştu. Geçen yıl meskükteki artış, 2006’ya göre yaklaşık yüzde 40, 2010’a göre de yaklaşık yüzde 285 oldu. Ziynette ise önceki yıla göre 2011’de yüzde 15’lik artış kaydedildi” şeklinde konuştu.

Darphane’nin ürettiği Cumhuriyet meskük altın miktarının 2010’da 11.2 ton, ziynette ise 27.7 ton olduğunu hatırlatan Parmaksız, “Geçmiş dönemler itibarıyla en yüksek Cumhuriyet meskük altını rakamlarını 2011’de gördük. Bu 2012’de devam eder mi? Bu tamamen piyasanın talebiyle alakalı. Ama biz gelecek taleplere hazırız. 2011’de 64.2 ton üretim yaptık. Önümüzdeki yıllarda da bu miktarlarda talep gelirse de karşılama kapasitemiz mevcut” dedi.

Artacak talebe hazırız

Üretimde teknolojiyi yakından takip ettiklerini, bununla ilgili çalışmaların devamlılık arz ettiğini dile getiren Parmaksız, şu anda kapasitelerinin yeterli olduğunu, belli dönemlerde fazla çalışmalar yaparak talep artışlarını karşıladıklarını, bu rakamların katbekat aşılması halinde kapasite artışına gidebileceklerini söyledi.

Oca 13

Milyonlarca memurun merakla beklediği yılın ilk altı aylık dönemi için verilecek zam oranı konusundaki belirsizlik sürüyor.

Daha önceki yıllarda 15 Ocak’tan bir hafta önce tüm memur maaşlarına ilişkin ödeme emri gönderilirdi.

Bu yıl ise cuma günü itibariyle kamu kurumlarına sadece, enflasyon farkı ve eşit işe eşit ücret doğrultusunda 450 bin kamu görevlisine yapılacak zamlarla ilgili çalışma yapılması talimatı verildi. Yani geçici zamlarla ilgili herhangi bir talimat veya yazı gönderilmedi.

Ekonomi kulislerinde, enflasyon farkının yüzde 2.68 oranında çıkması nedeniyle geçici zammın askıya alınmış olabileceği konuşuluyor.

Maliye Bakanlığı kaynakları, bu yıl Ocak ayındaki maaşlarda bazı aksaklıkların olabileceğini belirterek, ancak diğer aylardan itibaren işlerin düzeleceğini bildirtdiler

Oca 13

Geçtiğimiz yıl, yarım asırlık tarihindeki en iyi ticari sonuçları elde eden Ford Otosan, üst üste 10. kez pazar lideri olunca, yaklaşık 10 bin çalışanına, toplam tutarı 14 milyon lirayı bulan 106 ekran Beko LCD TV hediye ederek teşekkür etti

Üretim, ihracat ve yarattığı istihdamda, son 50 yılın en iyi ticari sonuçlarına imza atan Ford Otosan, iç pazarda üst üste 10. kez liderliğe koşuyor. Ford, bu başarıda en büyük paya sahip olan yaklaşık 10 bin çalışanına 106 ekran Beko LCD TV göndererek teşekkür ediyor. Arçelik bayileri tarafından dağıtımları başlanan televizyonlar için, tüm çalışanlar tek tek aranarak randevu alınıyor, ardından kurulum gerçekleştiriliyor.

Ağırlığı fabrika personeli olan yaklaşık 10 bin çalışana, LCD TV dışında, Digiturk ve D-Smart aboneliği de hediye ediliyor. Rekor seviyede satış adetlerine ulaşmanın haklı gururunu yaşadıklarını ifade eden Ford Otosan Genel Müdürü Nuri Otay, ‘Türkiye’nin en çok satan markasıyız ve Kasım sonu itibarıyla 2011 yılında toplam satış adetlerinde liderliğimizi sürdürürken, üst üste 10′uncu kez pazar liderliğine koşuyoruz. 2011 yılı hem üretim hem ihracat hem de iç pazar satışlarımızla Ford Otosan için rekor bir yıl olacak’ dedi.

Kasım ayı sonu itibarıyla toplam 119 bin 978 adet satış gerçekleştirdiklerini belirten Otay;’ Sadece kasım ayında 12 bin 64 araç sattık. Yıl genelinde yüzde 15.6 olan pazar payımız kasım ayında yüzde 18′lere yükseldi. Ulaştığımız başarılı sonuçlarla, Ford dünyasında Avrupa’daki 5′inci büyük pazar konumundayız’ açıklamasını yaptı.

İHTİYACI OLMAYAN SATIYOR

Hediye LCD’leri alan personel arasında, ihtiyacı olmayan veya paraya çevirmek isteyenler internet satış siteleri aracılığıyla televizyonları satışa sunuyor. Ford Otosan fabrikasının bulunduğu Kocaeli başta olmak üzere, yakın illerden satış sitelerine verilen çok sayıda ilan yayınlanıyor. Televizyonlar 850-1.200 TL arasında değişen fiyatlarla alıcı bekliyor.

14 MİLYON TL’LİK HEDİYE

Ford Otosan tarafından yaklaşık 10 bin çalışanına hediye olarak gönderilen Beko F 106-203 FHD 106 Ekran LCD TV’nin kampanyalı satış fiyatı 1.434 TL. Bu geniş kapsamlı teşekkür için, perakende satış fiyatları üzerinden Ford, yaklaşık 14 milyon TL’lik bir bütçe ayırmış oluyor. Zaten prim alan bayilereyse TV hediye edilmiyor.

Adana Forum Film indir Download Forum Forum Siteleri Mynet Sohbet Sohbet Torrent Oyunlar Site Haritası